Ekonomi Çarkları Duruyor: Faizin Kıskacında Bir Ülke Portresi

ANKARA – Türkiye Yüzyılı Partisi Genel Başkanı, ekonomi yönetiminin mevcut rotasını haber sitemize değerlendirirken ezber bozan açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin sadece para politikası araçlarıyla bir çıkmaza sürüklendiğini ifade eden Genel Başkan, “vitrin süslemeleriyle gerçeğin gizlenemeyeceği bir eşikteyiz” mesajını verdi.
Fiyat Algısında “Zıvanadan Çıkma” Dönemi
Genel Başkan, piyasadaki kontrolsüz fiyat farklarını sert bir dille eleştirdi. Serbest piyasa ekonomisinin artık yerini bir belirsizliğe bıraktığını söyleyerek şu tespitte bulundu:
“Aynı ürünün farklı noktalarda uçurum fiyatlarla satılması, arz-talep dengesiyle değil, sistemin denetim kabiliyetini yitirmesiyle ilgilidir. Rasyonel zemin kaybolmuş, denetim mekanizmaları ise adeta felç olmuştur. Vatandaş, neyin ucuz neyin pahalı olduğunu kestiremediği bir sis bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyor.”
Büyüme İstatistikleri ve Acı Reçete
Resmî verilerin sokağın nabzıyla örtüşmediğini dile getiren Yüzyıl Partisi Lideri, büyüme rakamlarının bir “perdeleme” aracı olarak kullanıldığını savundu. Kağıt üzerindeki ilerlemenin toplumsal refahı teğet geçtiğini belirten Lider, enflasyonun artık sadece faiz artırımlarıyla dizginlenemeyecek kadar kökleşmiş bir sistem sorununa dönüştüğünü vurguladı.
Üretim Cephesinde “Kan Kaybı”
Para sıkılaştırma politikalarının reel sektörü boğduğunu ifade eden Genel Başkan, sanayicinin içinde bulunduğu durumu şu çarpıcı verilerle özetledi:
Finansal Bariyerler: Kredi faizlerinin ulaştığı devasa oranlar, işletmelerin damarlarındaki kanı kesmiş, yatırımları süresiz rafa kaldırmıştır.
İflas Dalgası: 2025 yılına dair konkordato verileri, geçmiş yılların ortalamasını katlayarak bir ‘ekonomik deprem’ sinyali vermektedir.
İstihdam Tehdidi: Özellikle emek-yoğun alanlarda kepenklerin inmesi, sadece şirketlerin değil, binlerce hanenin geleceğinin kararması demektir.
Borç Sarmalı ve Sosyal Adaletsizlik
Vergi ve prim yükümlülüklerinin ödenebilir olmaktan çıktığını belirten Genel Başkan, gecikme bedellerinin ana borcu yuttuğu bir sistemin sürdürülemez olduğunu söyledi. Emekli ve asgari ücretlinin “yaşam sınırında” seyrettiğini, buna karşın yüksek maaşlı bir kesimin gerçeklikten kopuk bir konfor içinde olduğunu hatırlatarak; kamu tasarrufunun sadece vatandaşa yüklenemeyeceğini, yerel yönetimlerden merkezi idareye kadar her kademede “israfın kurutulması” gerektiğini ifade etti.
Kurtuluşun Yol Haritası: Radikal Değişim
Yüzyıl Partisi lideri, geçici çözümler yerine köklü bir zihniyet devrimi önerdi. Partisinin çözüm önerilerini dört ana sütun üzerine inşa etti:
Mali Barış: Vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinde, esnafın ve sanayicinin önünü açacak gerçekçi bir takvimlendirme.
Üretim Odaklı Finans: İş dünyasının nakit akışını canlandıracak, yüksek faiz baskısını hafifletecek teşvik modelleri.
Adil Vergi Rejimi: Vergi yükünün tabana değil, kazanca göre adaletli dağıtıldığı bir düzenleme.
Gerçekçi Tasarruf: Kamudaki şatafatın sonlandırıldığı, bütçenin “arpalık” mantığından arındırıldığı bir disiplin süreci.
Genel Başkan sözlerini, “Türkiye’nin ihtiyacı olan şey pansuman değil, yapısal bir neşterdir” diyerek tamamladı.













