IBAN Mağdurları: Adalet Mi, Yoksa Bir Neslin İnfazı Mı?

IBAN Mağdurları: Adalet Mi, Yoksa Bir Neslin İnfazı Mı?
Türkiye’de bugünlerde sessiz ama derinden büyüyen, feryadı arşa ulaşan bir kitle var: IBAN Mağdurları. Adalet Bakanlığı’nın 12. Yargı Paketi üzerindeki çalışmaları devam ederken, koridorlardan sızan “infaz düzenlemesi yok” haberleri bu insanların üzerine adeta bir balyoz gibi iniyor. Peki, kim bu insanlar? Çoğu üniversite öğrencisi, ev hanımı ya da üç kuruş ek gelir peşinde koşarken “hesabımı kullandırıp komisyon alırım” gafletine düşen, suça bilerek bulaşmamış binlerce masum…
Hukuk metinleri “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” der, doğru. Ancak hukuk, aynı zamanda hakkaniyettir. Genç bir üniversite öğrencisinin, 500 TL karşılığında arkadaşına IBAN’ını vermesi, onu bir suç örgütü lideriyle aynı kefeye koymayı mı gerektirir? Bugün TCK 158 ve 145. maddelerin kıskacında, “Nitelikli Dolandırıcılık” gibi ağır ithamlarla 10 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalan bu gençler, birer suçlu değil; olsa olsa hayatın acımasızlığına karşı toy kalmış kurbanlardır.
Devlet, kendi vatandaşını pusuya düşüren suç şebekelerine karşı elbette yumruğunu masaya vurmalıdır. Ancak bu şebekelerin “oltasına” takılan, suç kastı taşımayan vatandaşını da bu bataklıktan çekip çıkarmak devletin babalık vazifesidir. Meclis’e gelen yeni paketin, suç kastı ile ihmali birbirinden ayırması artık bir lüks değil, zorunluluktur. Bu insanların siciline işlenecek o kara leke, sadece onları değil, koca bir neslin geleceğini infaz edecektir.
Asıl suç şebekeleri lüks villalarında sefa sürerken, kirasını ödeyemediği için hesabını kullandıran öğrenciyi ya da harçlığına ek yapmaya çalışan genci dört duvar arasına mahkûm etmek adaleti tesis etmez; aksine adalete olan güveni kökten sarsar. 12. Yargı Paketi, bir “ceza operasyonu” değil, bir “vicdan hamlesi” olmalıdır. 300 bin ailenin feryadını duymak, bir sefere mahsus temiz bir sayfa açmak devleti küçültmez; aksine adaletin o şefkatli yüzünü göstererek devleti yüceltir. Vakit, bu toplumsal yarayı kangren olmadan iyileştirme vaktidir.













